Gittiğim her ülkede şirketleri Türkiye'de yatırım yapmaları için cesaretlendiriyorum

Mohsen Noohi ile söyleşimizi Ümraniye'deki genel müdürlük binasının showroom'unda yapacağız. Etrafta teknoloji harikası ürünler var. Her hareketimi karşımdaki ekrandan görebiliyorum.

Çok kısa bir süre önce eskiyen kayıt cihazımı değiştirmiş, Sony dijital teyp kullanmaya başlamıştım. Mohsen Noohi'nin ilk gördüğü şey teybimin markası oluyor ve kurumunun ülkemizdeki en üst düzey yetkilisi olmasına rağmen tevazu ile, "Maaşımı ödediğiniz için teşekkürler." diyor.

İkinci Dünya Savaşı'nın bombalanmış alışveriş merkezlerinden birinde, 1946'da Tokyo'da başlar Sony'nin öyküsü. Mühendis Ibuka ve fizikçi Morita arkadaştır. Kurdukları küçük tezgahlarında elektrikli aletleri tamir ederler ama diğer yandan da en büyük hayalleri, savaş sonrası neredeyse bütünüyle yıkılan dünyada insanların keyif alabileceği ve paylaşabileceği, ilham verici ürünler geliştirmektir. Vizyoner iki genç kendi hayallerinin peşinde koşarken gösterdikleri çabayla bugünün elektronik tarihi olarak anılan dönemi de başlatırlar. Onlara göre teknoloji, üretim değil paylaşmak demektir. İşte bu yaklaşımı da daha o günlerden günümüze bir yaşam biçimi olarak aktarmayı başarırlar.

İki arkadaşın hayali olan Sony Corporation, bugün dünya çapında 170.000'i aşan personeli ve 80 milyarı aşan cirosuyla çokuluslu bir şirket. Son kullanıcı ve profesyonel pazarlara yönelik ses, görüntü, oyun, iletişim ve bilgi teknolojileri ürünleriyle tüketici elektroniğinde dünya lideri. İnsanların hayatına dokunan ve onların yaşamlarına katkı sağlamayı amaçlayan Sony, ürünlerini tüketicilerle buluşturana kadar içeriğinden çekime, yapımından yayınlanmasına kadar her adımında yer alıyor. 3D değer zincirinin her aşamasında uzmanlığı olan tek şirket olma iddiasını da taşıyan Sony, pek çok alanda lider konumunda.

Çeyrek asırdır Türkiye'de

Sony'nin Türkiye'deki faaliyetlerinin başlangıcı 1982 yılına kadar uzanıyor. Profilo Telra ile yapılan üretim lisans anlaşmasıyla birlikte ülkemizde de küresel markanın üretimine geçiliyor. 1990'da Sony Servis ve Mühendislik Ltd. Şti. kuruluyor. 1993 yılında ithalat ve satış faaliyetleri başlıyor. Şirketin ismi de 1994 yılından bu yana Sony Eurasia Pazarlama AŞ olarak değişiyor. Sony Eurasia kullanıcılarına satış ve satış sonrası hizmet veren yaygın bir bayi ve servis ağına da sahip.

Sony'nin kendini ifade ettiği sloganı "Make.Believe". Bu felsefesinin bir gereği olarak da hayallerle orijinal fikirleri gerçeğe dönüştürüyor. Şirketin vizyonu hayallerin gerçekleştirmesi olunca kendini pazarın ihtiyaçlarına göre yenilemesi pek de zor olmuyor. Sony'nin başarılı olmasının gerisinde yenilikçi yönetim anlayışının ötesinde 'marka, ürün ve insan'a yatırım yapmasının önemli olduğu söyleniyor.

İşin ilginç parçalarından birisi de Sony'nin, İstanbul'da, Avrupa'daki ve Uzakdoğu'nun bir kısmındaki Sony şirketlerine hizmet veren 125 kişilik Türk BT ve Web Tasarımcı ekibinin bulunması. Genel Müdür Mohsen Noohi söyleşimizde bu alanın önemine özellikle vurgu yapıyor ve "Türkiye'den bilişim teknolojisi ihraç ediyoruz. Sony Türkiye'de işleri iki farklı bölümle götürüyoruz. Biri ürünlerin satışı ve pazarlaması, diğeri ise ISC desteği ile Web tasarım grubu. Biz bu grup ile Avrupa coğrafyasındaki tüm Sony'ler için çalışıyoruz. Bu grup öyle başarılı ki bazen Uzakdoğu'dan bile onlara sorular geliyor ve yardım talebinde bulunuyorlar. Yazılım üreticisi olmayan bir firmanın devasa bir Web tasarımcı ve BT desteği grubuna sahip olması bir ilk olma özelliğini taşıyor. Web tasarım grubunda 130 yazılım mühendisi görev yapıyor. Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum çünkü Türk mühendisleri hem deneyim kazanıyor hem de Sony gibi çokuluslu bir şirkette yükselme imkânı buluyor. Bu işi biz de çok önemsiyoruz çünkü diğer ülkelerin de Türkiye'ye gelip bu alanda yatırımlar yapmaları konusunda bir örnek oluşturuyor. Ayrıca Türkiye'ye yatırım yapmaları konusunda her gittiğim ülkede şirketleri cesaretlendiriyorum." diyor.

Sony yapılan araştırmalarda Türkiye'de en çok saygı duyulan ve en çok beğenilen markalardan biri olarak öne çıkarken en iyi bilinen 10 markadan da biri.

Hayata değer katan buluşların şirketi olmak

Sony, yenilikçi ürünleri pazara sunan şirket olarak biliniyor. Bunun sebebi kuruluşundan başlayarak süre gelen gözleme dayanan yenilikçiliği. Dünya basını tarafından son 50 yılın en büyük müzik buluşu seçilen Walkman da Sony'nin gözlemleri sonucu dünyaya armağan edilmiş. Eğlence anlayışına kişisel perspektifi getiren, mobil eğlence ve yaşam tarzının başlangıcı olarak kabul edilen Walkman® bugün 30 yaşında. Sony sadece tarihteki başarılarıyla övünmüyor. Her biri farklı bir yenilikle iddiasını sürdüren Bravia® TV'ler, Handycam® video kameralar, Cyber-shot™, bloggieTM, "?" (Alpha) gibi dijital görüntüleme cihazları, PlayStation oyun konsolu ve oyunları, ev sinema ve ses sistemleri, MP3, MP4 dijital medya çalarlar, Blu-ray Disc™ oynatıcılar, VAIO kişisel bilgisayar ve profesyonel ürünler de yine Sony'nin ürünleri.

Sony bütün bu ürünlerin ötesinden kendini 'teknoloji yoluyla eğlence' şirketi olarak tanımlıyor. Bu amaçla da 65 yıldan beri 'mercekten göze' teknolojileriyle insanların yaşamındaki keyifli anlara dokunmaya çalışıyor.

Sony bir teknoloji şirketi ancak teknolojiye yaklaşımı oldukça ilginç. Teknolojinin insanlara dünyayla yeniden bağlantı kurmak açısından yardımcı olduğuna inanıyor. Bu nedenle de Sony'nin 'eko düşünce' yaklaşımını işin her parçasında öngörüyor. Böylelikle de kullanılan malzemelerden üretime, geri dönüşümden çevreye kadar her parçasında duyarlı davranıyor.

Sony, 2009'un En Yeşil Şirketi unvanına sahip ve diğer yandan da gezegen üzerindeki kendi karbon ayak izini azaltmak için sürekli çalışıyor.

Kendisi ve çalışanlarıyla barışık bir yönetici

Mohsen Noohi, farkın daha küçük yaşlarda eğitimle alınabileceğine inanan bir babanın oğlu. Daha 13 yaşındayken İngiltere'ye, İngilizce tek kelime bilmeden yalnız başına gönderilen Noohi, şartlar gereği bu yılları en hızlı ve en çok öğrendiği yıllar olarak hatırlıyor. Şimdi Sony Eurasia'nın başında olan Mohsen Noohi kariyerine 1979 yılında Sony İngiltere'de yönetici adayı olarak başlamış. O günleri ve girdiği çok sayıdaki sıkı mülakatı hatırlayan Sony Euraisa Genel Müdürü bugün de Sony'yi seçmiş olmasından ötürü mutlu. Başlangıçta satış ve pazarlamada çalışan Noohi, 1990 yılında Almanya'daki Sony Merkezi'ne, Pan Avrupa Satış ve Strateji operasyonlarından sorumlu olarak atanmış. 2002'den bu yana da Sony Eurasia AŞ Türkiye'nin Genel Müdürlüğü görevini sürdüren Moosen Noohi, şirketin satışlarını altı kat artıran genel müdür olarak da anılıyor. Hemen tüm eğitimini İngiltere'de tamamlayan Noohi, işletme yönetimi yüksek lisansını da İngiltere Aston Üniversitesi'nde tamamlamış.

Mohsen Noohi, işi konusunda dikkatli ve talepkâr bir yönetici olduğunu söylüyor. Beklentilerinin çok yüksek olduğunu ancak karşısındakinin yeteneklerini ve kapasitesini göz ardı etmemesi gerektiğini bildiğini de sözlerine ekliyor. Bu kabulü İngiltere'de yatılı okul döneminde kazandığını söyleyen Genel Müdür, "Yoksa okulu bitiremezdim." diyor. Siyaset ekonomisi okumasının nedenini ülkesinin dışişleri bakanlığında çalışmak ve farklı kültürleri yaşamak olarak açıklayan Noohi, "Şu anda da Sony'de istediğim, hayal ettiğim yerdeyim. Çünkü daha en baştan bir inanca, umuda ve hayale sahiptim. Ve daha çok hayallerle kaplı olan bir yoldan yürüdüm. Şimdi de işime ilişkin hâlâ pek çok hayalim ve tutkum var." diyor.

"Sony'de devasa bütçelerle Ar&Ge yatırımları yaparız. Son derece yenilikçi bir iş anlayışımız var. Teknolojiyi, insanların hayatını daha ilginç kılarak yaşamlarında daha çok heyecan duymalarını sağlamak için kullanıyoruz. Bu nedenledir ki gördükleriniz saf teknoloji değil, yaşam tarzıdır, yeni bir deneyimdir." diyen Mohsen Noohi'ye "İnternet devrine ve onun gereklerine hazır mısınız?" diye soruyorum.

"Hazırız ve hatta öncülüğü üstlenmiş durumdayız." diyor ve devam ediyor: "Mağazalarımıza yatırım yapıyoruz çünkü pazarın gelişebilmesi için bireylerin bu teknolojinin getirdiği değeri anlaması gerekiyor. Bu da yeni teknolojinin evlerden daha önce mağazalarda erişilebilir durumda olması gerektiği anlamına gelir. Pazar istenilen büyüklüğe daha uzun bir süre sonra gelse de biz hazırlıklarımızı yaptık."

Neden başka bir markayı değil de Sony'yi alalım?

Teknoloji alanında büyük bir rekabet söz konusu. Sony bu rekabette nerede olmak istiyor, kendini nereye konumladı? Ve can alıcı soru biz neden bir başka markayı değil de Sony'yi satın alalım?

"Sony'de, en azından 10 farklı ürün kategorimiz ve her kategoride, farklı bir rakibimiz var. Her birisi çok güçlü olan rakiplerimiz arasından araştırmalarda kişisel olarak en çok sevilen ilk marka olarak çıkıyoruz. Şu anda da çoğu ürün kategorisinde birinci konumdayız." diyen Mohsen Noohi, genç nüfusumuzun avantajlarından söz ediyor ve "Gençler yaşlılardan daha çok teknolojiye ilgi duyuyor. Bu nedenle de teknoloji ürünleri için Türkiye iyi bir pazar." diyor.

Türk gençliğinin Sony'yi "cool" bir marka olarak gördüğünü söyleyen Genel Müdür, pazar liderliğini elde tutarak önümüzdeki 3 yıl içinde 1 milyar dolarlık bir şirket olmayı hedeflediklerini söylüyor.

Türkiye'de üretip dünyaya satıyoruz

"Türkiye'de iki tip üretimimiz söz konusu. Birincisi bilgi tabanlı üretim, ki bu çok önemli. İnsanlar sürekli fabrika sahibi olmaktan söz ediyor. Oysa bu binada zaten sürekli üretim yapan bir fabrika var. Bu çağdaş bir fabrika. İnternet temelli bir fabrika. Fikirlere dayanan bir bilgi fabrikası bu. İşte bu Türkiye'nin yatırım yapması gereken alanlar arasında olmalı. Ancak bunun yanı sıra fiziksel ürünler için de bazı iş imkanları getirdik. Grundig ile, ki Arçelik oluyor, iyi bir işbirliğimiz söz konusu. Sony adı altında üretim yapılıyor. Öylesine kaliteli üretim yapılıyor ki, artık aynı zamanda ihraç da etmeye başladık. Son dört yıldır bu şekilde yürüyen bir iş. Bir yıldan kısa bir süre önce getirdiğimiz teknolojinin Grundig mühendislerine büyük katkısı oldu. Ayrıca bizim mühendislerimiz de kendilerine kalite kontrol konusunda yardımcı olmak için düzenli olarak orada bulunuyor. Yani ürünlerin kalite ve standartları bire bir Sony standartlarında ancak Türkiye'de üretiliyor." diyor.

Alıntı: Zaman