| Ar-Ge'ye önem verip çalışanı mutlu etti; krizde yüzde 273'le büyüme rekoru kırdı |
|
Türkiye'deki ilaç sanayiine baktığımızda; 2009 sonu itibarıyla 10 milyar dolarlık (14,8 milyar TL) ciroya ulaşmış, ciro bazında dünyanın 11'inci, Avrupa'nın 6'ncı büyük pazarı. Ülkemizde 14'ü yabancı, 28'i yerli sermayeli olmak üzere 42 üretim tesisi bulunuyor.
Üretim tesisi sayısındaki sayısal büyüklüğün nedeni ise ilaç sektöründeki büyümenin gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru kayıyor olması. Bu nedenle de Türkiye ilaç sektörü, dünya genelinden daha hızlı büyüyor. Pharmemerging/gelişmekte olan ilaç pazarları diye baktığımızda da Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Meksika ve Rusya'nın yanı sıra Türkiye'nin de bu ülkeler arasında yer aldığını görüyoruz. Dünya ilaç sektörü 2007'den bu yana yıllık yüzde 10 büyüyerek 820 milyar dolara ulaşırken, Türkiye ilaç sektörü aynı dönemde yüzde 30'a yakın büyüme göstermiş. Türk ilaç sektöründe firma sayısı 300. Bunun 90'ı yabancı, 210'u yerli ilaç firması. İlk 10'da sadece Abdi İbrahim (ilk sırada) ve Bilim İlaç (üçüncü sırada) gibi yerli sermayenin sahip olduğu iki firma bulunuyor. Türkiye'de ilaç pazarının yüzde 47,7'sini de yerli ürünler oluşturuyor. Bilim İlaç'a gelince 2010 ilk altı ay verilerine göre yüzde 11,8'lik pazar payı ve yüzde 13,8'lik pazar payı gelişimiyle ilk sırada yer alıyor. Bilim İlaç rekor büyüme göstermiş, peki nasıl? Bilim İlaç'ın son beş yıldaki büyüme rakamlarına baktığımızda 2005'te yüzde 173 büyümüş. 2009'da ise rekor kırarak yüzde 273,3 büyüme göstermiş. Bilim İlaç'ın 2009 yılı cirosu 738 milyon 658 bin 559 TL olmuş. Şirket geçen yıl 23 milyon dolarlık ilaç ihracatı gerçekleştirirken Türkiye'den 42 ülkeye ilaç göndermiş. Yurtdışında Moldova, Gürcistan, Ukrayna ve Arnavutluk'ta temsilcilikleri bulunan Bilim İlaç daha çok Asya, Avrupa, Afrika, Uzakdoğu, Güney Amerika ve Bağımsız Devletler Topluluğu'na ihracat yapıyor. Şirketin 2010 yılı ihracat öngörüsü ise 30 milyon dolar. 2014 yılı vizyonu ise hem ülkenin fazla ihracat yapan hem de ilaç sektöründeki yerli ilaç üreticisi olarak ilk üçte yer almak. Bu nedenle de net bütçesinin yaklaşık yüzde 5'ini Ar-Ge yatırımlarına ayırıyor. Az zamanda çok işler başarmışlar Bugünün başarılı şirketi, 1953 yılında yüzde 100 Türk sermayeli bir şirket olarak stratejik öneme sahip ilaçlar üretmek üzere Bilim Laboratuvarı adıyla faaliyete başlamış. 1961'de Bilim Tıbbi Müstahzar Laboratuvarı Ltd. Şti, 1968'de ise Bilim İlaç Sanayi ve Ticaret AŞ adını almış. 1974'te yeniden yapılanan şirket BİLFAR Şirketler Topluluğu çatısı altında faaliyetlerini sürdürmüş. Bilim İlaç bugün yaklaşık 2000 kişiye istihdam imkânı sağlıyor. Genel Müdür Erhan Baş'ın, "Bizi tanımak için mutlaka görmelisiniz." dediği üretim tesisleri Çerkezköy ve Gebze'de kurulmuş. Almanya Sağlık Bakanlığı onaylı Bilim Çerkezköy Betalaktamik üretim tesisi Türkiye'nin en önemli penisilin üretim merkezlerinden biri. Gebze Organize Sanayi Bölgesi'nde 60 bin metrekarelik arazi üzerine kurulmuş olan Bilim Gebze ise Türkiye'deki en büyük ilaç üretim tesisi. Yılda 250 milyon kutu üretim kapasitesi olan ve Türk ilaç sektörünün yüzde 17'sini üretecek güce sahip olduğu Bilim İlaç'ın Genel Müdürü Erhan Baş tarafından gururla söylenen Bilim Gebze, Türkiye ve Avrupa'nın da en büyük tesisleri arasında yer alıyor. Tesis Amerika FDA standartlarına göre dizayn edilmiş. Ayrıca Gebze tesislerinde ilaç sektörünün en önemli onaylarından biri sayılan İngiltere Sağlık Bakanlığı (MHRA) onayıyla üretim yapılıyor. Bu onayla da Avrupa Birliği ülkelerinde kolaylıkla ihracat yapılabiliyor. İlaç, kesintisiz sürdürülen Ar-Ge demektir Genel Müdür Erhan Baş, Bilim İlaç'ın oluşturduğu değerlerden söz ederken rakamlarla konuşmayı seviyor. Dünya standartlarında akredite olmayı, üretilen işin kalitesini, yenilikçiliği ve yapılan işlerle önde olmayı önemsiyor. İlacın belkemiği Ar-Ge'den de söz ederken, "Bilim İlaç Ar-Ge Merkezi Türk ilaç sektörünün en büyüklerinden biri. Çağdaş teknolojiye sahip hassas laboratuvarlarda ekipmanlar ve laboratuvar bilgi otomasyonu FDA standartlarında. 15 milyon dolarlık yatırımla kuruldu. 110 bilim insanının çalıştığı merkezde patenti biten orijinal ilaçların eşdeğerleri de piyasaya sunulmak üzere hazırlanıyor. İlaçta Ar-Ge kadar üretimin otomasyonu da önemli. Bilim Gebze'de tam otomatik depo yönetim sistemiyle çalışan depoda verimlilik ve hız artışı sağlanırken malzeme karışma ve konvansiyonel depolarda sık rastlanan iş kazalarının yok edilmesi hedeflendi." diyor. Genel Müdür Baş, insan sağlığını direkt olarak ilgilendiren zor ve hassas bir sektörde kalite ve müşteri mutluluğunun her zaman ön planda olması gerektiğini ifade ediyor. "1998 yılından bu yana da toplam kalite felsefesiyle yönetilen şirketimiz 2004 yılında EFQM Mükemmellikte Yetkinlik Onayı ve 2006 yılında TÜSİAD KalDer tarafından verilen Ulusal Kalite Büyük Ödülü'ne layık görüldü. Her iki ödül de Türk ilaç sektöründe alınan ilk ve tek ödül olma özelliğini taşıyor." diye konuşuyor.
Bilim İlaç'ta çalışanlar çözümün parçası 2005 yılında yönetimin de desteğiyle, "bireysel yetkinliklerini, entelektüel sermayesini, zamanını, emeğini ve tecrübesini, ihtiyacı olan kişilerle paylaşan" Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri Platformu oluşturulmuş. Gönüllüler haftada iki saatlerini sosyal sorumluluk projelerinde çalışarak geçiriyor. Platformun engelli çocukların sosyal hayata katılımını sağlamayı hedefleyen Engelleri Kaldırın, ilköğretim çocuklarının hem kişisel hem de eğitim imkânlarının gelişimini hedefleyen Bilim'in Kardeşleri, üniversite öğrencilerinin kişisel ve kariyer gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla düşünülen Kariyerimin Kontrolü Bende, kaza öncesi önlemlerin alınması ve kaza sonrası ilkyardım bilincinin kazandırılmasını hedefleyen Hayat Kurtar ile çocuklara ağaç sevgisi vermeyi amaçlayan Tohumlar Fidana Fidanlar Ağaca adı verilen farklı alanlarda etkin olan sosyal sorumluluk projeleri var. Ayrıca Türk ilaç sektöründe 'karbon ayak izini hesaplayan' ve Küresel İlkeler Sözleşmesi'ni ilk imzalayan şirket de yine Bilim İlaç. Bilim İlaç sosyal sorumluluk projeleriyle başta Çevre Bakanlığı olmak üzere pek çok saygın kuruluştan ödül almış. Bilim İlaç Genel Müdürü Erhan Baş, bütün bu başarıların gerisinde en önemli faktörü yetkin ve mutlu çalışanların oluşturduğunu söylüyor. "Etik kodumuz insana saygı" diyen Baş, stratejik öneme sahip olduğunu düşündüğü insan kaynakları yönetiminin doğrudan kendisine bağlı çalıştığını ifade ediyor. İnsan kaynakları politikalarını belirlerken 'insana saygı'yı önemli bir yaşam prensibi olarak gördüğünü ifade eden Genel Müdür, "Her zaman yeni nesil İK uygulamalarına öncü olmak hedefindeyiz. Temel amacımız ise stratejik planımızda yer aldığı gibi çalışanlarımızın mutluluğunu ve yetkinliğini artırmak suretiyle Bilim İlaç'ın uzun vadede kendine koyduğu vizyonu gerçekleştirmek." diyor. Şirket bu amaçla da tüm yönetici ve uzman pozisyonundaki çalışanları için 2005 yılından beri uyguladığı Executive E-MBA programını oluşturmuş. Programda verilen dersler YÖK ve uluslararası platformda akreditasyona sahip olduğundan isteyen çalışanlar bu eğitimlerini bir diplomaya çevirebilme şansına da sahip. Bilim İlaç kendini geliştirmek isteyenler için müthiş imkânlar sunuyor. Çalışanların kendi yönetsel becerilerini değerlendirmelerini sağlayan simülasyonlar, gelişim proje çalışmaları, ulusal ve uluslararası sosyal sorumluluk ve gönüllülük projeleri, bilgi paylaşım platformları ve farklı eğitim projelerinin yanı sıra iç eğitmen gelişim programı, mentorluk sistemi ve coaching uygulamasıyla kurumsal kültür, bilgi ve tecrübenin bir sonraki nesle akışında devamlılık sağlanmaya çalışılıyor. Bütün bunlardaki tek amaç, sürekli öğrenmenin kurum kültürü haline gelmesi. İncelikle dokunmuş bir yönetim felsefesi Söyleşiyi yaparken karşımda tüm yönetim felsefesini mükemmel hedefe giden en doğru stratejiyi ilmek ilmek ören bir profesyonelle konuştuğumun farkındaydım. Şimdi söyleşiyi yazarken konuşmanın harareti içinde fark edemediğim ayrıntıları da görüyorum. Erhan Baş, işi şansa hiç bırakmayan yöneticilerden. Eminim Bilim İlaç'taki en küçük ayrıntının farkında olacak kadar da dikkatli. Karşımda kendini şirketinin başarısına, çalışanlarının eğitimine ve bütün bunların sonunda da hak ettiği üzere, "İşte ben bunu yaptım!" diyecek bir profesyonel oturuyor. Erhan Baş da yaşam sevincini öğrenmekten alıyor ama aldıklarını da paylaşıyor. Sanırım bu öğrenme meselesi başarılı işadamları ve profesyonellerin ortak özelliği. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun ama öyle kalmamış. Boğaziçi Üniversitesi'nden Harvard'a, Wharton Business School'dan Pensilvanya Üniversitesi'ne ve hatta London Business School'a kadar pek çok saygın okulda önce kendini geliştirecek sertifika programlarına katılmış, katılmaya da devam ediyor. Çünkü gelişmenin bir sınırı olmadığını düşünüyor. İşte bu nedenden ötürü de çalışanlarının gelişimine sıra dışı bir önem veriyor. Bu yaklaşımıyla başarılması güç hedefleri tutturan, ancak her ulaşılan hedef sonrası hedef büyüten Erhan Baş, yapılanlardan önce kendisinin tatmin olması gerektiğine inanıyor. Kariyerine 1985 yılında pratisyen hekim olarak başlayan Baş, bugün başında bulunduğu Bilim İlaç'ı yeni hedeflere doğru götürürken toplumdan aldıklarını topluma geri ödeme konusunda çok büyük hassasiyet gösteriyor. Bildiğimiz oriyantasyon sisteminden daha sıcak bir işe alışma süreci yaşıyor Bilim İlaç çalışanları. Onları işe başladıkları ilk andan itibaren sahiplenen bir 'Kankaları' var. Ayrıca kariyerini kendi yönetmek isteyenler için bir de KYS sistemi kurulmuş. Şimdi bütün bunlara bakarak Bilim İlaç'ın Türkiye ortalamasından daha fazla büyümesinin, kendisine birinci ve ilk olmak gibi hedefler koymasının hiç de yadsınacak bir yanı olmadığını söyleyebilirim. Görünen o ki Bilim İlaç'ta çalışmak, eşitler arasından sıyrılarak lider olmak da mümkün çünkü 2003'ten bu yana uygulanan 'Yıldız Takımı' sistemi buna imkân veriyor. Ayrıca şirket çalışanları için kişisel gelişim ve hukuk danışmanlık merkezleri de kurmuş. Bilim İlaç yönetimi şirketin mutlak başarısının mutlu çalışanlardan geçtiğini düşünüyor.
|